Eleman Azlığı
Çelik çerçeveli binaların mimari projeleri, her aşamasında mühendisle birlikte çalışmayı gerektirdiğinden bazı zorluklar içermektedir.
Örneğin; aks aralıkları, çaprazların konumu, cephe elemanlarının bağlantı detayları gibi birçok konuda mimar ve mühendisin birlikte karar verme zorunluluğu vardır. Ancak, asıl zorluk eleman azlığı ve süre bakımından statik projelendirmede ortaya çıkmaktadır.
ÇELİK ÇERÇEVELİ BİNALARIN TASARIMINDA KARAR OLUŞTURMA ( JAPONYA )
Yetişmiş Eleman Azlığı
Çelik çerçeveli sistemlerin ülkemizdeki uygulama alanı, bir bölümünün uygulama projeleri yurtdışından getirilen, endüstri yapıları ile sınırlı kalmıştır. Doğal olarak, bu alanda deneyimli proje bürolarının sayısı da sınırlıdır. Sözkonusu bürolarda yetişmiş teknik elemanların endüstri yapılarının tasarımında edindiği deneyim, çok katlı binaların tasarımı için yeterli olmamaktadır.
Projelendirme Süresi
Statik çözümlemesi, betonarme yapılar için olduğundan daha çok bilgisayar ile yapılan çelik çerçeveli yapılarda; eleman boyutlarının belirlenmesinden sonra, birleşim noktalarının hesabı ve ilgili ayrıntı çizimleri zaman almaktadır. Yurtdışında geliştirilmiş birçok bilgisayar programının kullanımı ise; hem eleman azlığı hem de standard ve yönetmeliklerdeki farklılıklar nedeniyle henüz yaygınlaşmamıştır.
Çelik çerçeveli bina yapımında karşılaşılan önemli sorunlardan biri de, betonarme ve çelik inşaatları birlikte yönetebilecek teknik eleman ve yüklenicilerin bulunmamasıdır.
Betonarme ve Çelik inşaatların ayrı olarak yapılmasından doğan koordinasyon sorununa ek olarak; ülkemizdeki betonarme inşaat yüklenicilerinin çelik yapılar için gereken milimetrik düzeyde hassas altyapının önemini bilmemeleri, büyük sorunlara neden olmaktadır.
Çoğunlukla tek katlı olan Endüstri binalarının yapımında karşılaşılan sorunlar, çok katlı binalarda, doğal olarak büyümektedir.
Ancak, birçoğu ülkemize özgü olan sorunlardan önemli bir bölümünün; ilgili kuruluşlardaki inşaat birimlerinin, Betonarme-Çelik İnşaat veya Temel-Bina Mühendisliği gibi, uzmanlaşmayı sağlayacak biçimde ayrı birimler haline getirilerek çözülebileceği düşünülmektedir.
Çelik yapıların uygulama projelerini yapan mühendislerin üretim ve montaj konularını da bilmeleri zorunludur.
Yüklenici kişi veya kuruluşların yapacakları düzenlemelerle; ülkemizde alışılan Projeji-Şantiyeci ayırımından vazgeçerek, projeyi hazırlayan mühendislere uygulamada da görev vermeleri halinde, bu sorunda çözülmüş olacaktır.
Çelik yapı projelerinin, hala, mühendislik branşı gereği çelik yapı tasarımıyla ilgili ders almamış, yalnızca mukavemet bilgisi bulunan teknik elemanlarca yapıldığı, çelik yapıların üretim ve montajını yapabilen sınırlı sayıdaki firmanın da ısrarla bu elemanları istihdam ettiği görülmektedir.
Ortaya çıkan yapılardan birçoğu yeterince güvenli olmadığı gibi ekonomik olmaktan da çok uzaktır. Aktif deprem bölgesinde bulunan ülkemiz için son derece önemli olan çelik çerçeveli yapıların artmasına da engel olabilecek bu duruma son verilebilmesi için en büyük görev, üniversitelerimiz ile çelik yapılar konusunda bilgi edinerek korkularından kurtulması gereken meslektaşlarımıza düşmektedir.
Öte yandan; gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Profesyonel Mühendislik (PE) vb. bir sistem geliştirilmeden tecrübesiz mühendislerin hazır programlar ile tasarım ve çizim yaparak imza atmalarında da sayısız sakıncaların bulunduğu unutulmamalıdır.
|
- Maison des Syndicats - Paris, F
- Uydu İstasyonu - Endonezya
- Exchange House - Londra, GB
- IISI - AISI
- UBE Industries, Ltd.
- National Development
- Skidmore, Owings & Merrill Inc.
|